9 Eylül 2010 Perşembe

11 AYIN SULTANI RAMAZAN-I ŞERİF ;BAYRAMINA ERİŞMEK NE HOŞ:)

Yazan Sihirli Kokosh Zaman: 04:15:00 0 çıtı pıtı yorum:)
Çocukken daha bir güzeldi bayramlar.Heyecan vardı,o çocukluk coşkusu başkaydı.Bayramlıklarımızı başucumuza koyardık kardeşimle.Belime kadar inen saçlarımı ince ince örerdi bir gece öncesinden CANIM ANNEM:)Bayram harçlığıyla alınan çikolatanın tadı daha bir güzeldi.Zaman ne de çabuk geçiyor.Anne ve babasının dizlerinin dibinde, onların çocukluğunun bayram hikayelerini dinleyen ben büyüdüm ve anne oldum:)Allah nasip ederse bir kaç sene sonra da ben oğluma anlatacağım bayram hikayelerimi:)Umarım bu kadar kirlenmiş ,değerlerini yitirmiş bir dünyada; çocuklar masumiyetini,güzelliğini,heyecanını kaybetmeyen bayramlar yaşasınlar.Yaşasınlar ki onlarında yavrularına anlatacak güzel hikayeleri olsun.
TÜM MÜSLÜMAN ALEMİNİN RAMAZAN BAYRAMI MÜBAREK,TUTTUĞU ORUÇLARI KABUL OLSUN İNŞALLAH.RABBİM BİZLERE EN GÜZEL YAKUTLU OLANINDAN BİRER CENNET NASİP ETSİN.AMİN

AH! PEDİPED PEDİPED...

Yazan Sihirli Kokosh Zaman: 03:34:00 0 çıtı pıtı yorum:)
Oğlum ilk yürümeye başladığı aylarda yani 13.ayında, sağ ayağında bir gariplik farkettim.Solda da var ama sağ tarafa göre daha az.Topuklar biraz dışa doğru bakıyor ayağın ayası içe basıyor.Sağ ayakkabının topuğuna basmıyor,oturmuyor ayak;çıkıyor sürekli.Endişelendim hemen doktoruna götürdüm.Önce yalınayak yürümesi gelişimi için daha önemli dedi.Mümkün mertebe çıplak ayak olsun.Birde ayakkabı adı verdi,Kendisinin de torunu varmış ona almışlar."Kum taban" dedi.Ayağın şeklini alıyor .İsim olarak "Kifidis" dedi.Bulduk Kifidis'i, yetkili "kum tabanı ilk kez duyuyorum ama ben size şu ürünü tavsiye edebilirim" dedi ve Ardaya giydirdi.Gayet düzgün yürüdü onlarla , ayağından da çıkmadı,aldık.Ben yine de emin olmak için doktora gösterdim girydirmeden."Hayır bu değil,bunun tabanı çok sert,ayağını hantallaştırır,çocuk için ileride dezavantaj olur  "dedi."Kum tabanı ilk kez duyuyorum dedi Kifidis'in yetkilisi "dedim.Bunun üzerine kızını aradı ayakkabının adını öğrenmek için.Meğer bizim sürekli modellerine baktığımız Pediped miş:(Kifidise iadeye gittik iade almadılar değişim fişi verdiler.Gecikmelide olsa aldık Pedipedimizi.Daha doğrusu oğlumun yakışıklı amcası yiğenine bayram hediyesi olarak aldı.İnşallah düzelir  minik tombiş ayakların annem

5 Eylül 2010 Pazar

BİN AYDAN DAHA HAYIRLI GECE:KADİR GECESİ

Yazan Sihirli Kokosh Zaman: 02:48:00 0 çıtı pıtı yorum:)
Kur’an-i Kerim’in inmeye basladigi Ramazan ayinin yirmi yedinci gecesi Islam’da en kutsal ve faziletli gecedir. Kadir gecesi, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayirlidir. Kur’an-i Kerim de bu gecenin faziletini belirten müstakil bir sure vardir. Bu surede yüce Rabbimiz söyle buyurmaktadir:
“Dogrusu biz Kur’an’i Kadir gecesinde indirmisizdir. Kadir gecesinin ne oldugunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayirlidir. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü is için inerler. O gece, tanyerinin agarmasina kadar bir esenliktir” (Kadir, 1-5).
RABBİM SEN BİZLERİ YOLUNDAN AYIRMA.BİZE MERHAMET ET.SEN BAĞIŞLAYANSIN.BİZ GÜNAHKAR KULLARINDAN YÜZ ÇEVİRME.AMİN

İYİ GECELER.SEVGİYLE KALIN.

ARDA "AMİN" YAPIYOR:)

Yazan Sihirli Kokosh Zaman: 02:25:00 0 çıtı pıtı yorum:)
Oğlum ,birtanem yeni konuşmaya, daha kelimeleri yeni sökmeye başladığı zaman ona ilk "ALLAH"  demeyi öğrettim.Öyle bütünleşti ki bu  Yüceler Yücesi kelimeyle, ne zaman ezan sesini duysa başlıyor.Allah Allah:)Bitene kadar söylüyor.Amin diyor ellerini yüzüne sürüyor:)Allah demekten büyük keyif alıyor.Gidiyor seccadeyi yere seriyor başlıyor "Amin" demeye.Dedesini,anneannesini namaz kılarken görsün hemen onların önüne geçip oturuyor secdeye gidiyor.Bana da tam tersi:)İteliyor,eşarbımı çekiyor,güldürmeye çalışıyor:))Ne zamandır resmetmek istiyordum tam çekeceğim esnada fotoğraf makinasını görünce dikkatini makinaya çeviriyordu başaramıyordum.En sonunda başardım.İşte karşınızda namaz kılan minnakım:)
Bence çocukluktan yerleştirilmeli aşılanmalı ki  o tertemiz kalp önce ALLAH aşkıyla dolsun.
Tesbihimizi de tamamladık.Sıra tadına bakmakta:))
Mis gibi gül kokan tesbihimiz hacdan geldi.Bu güzel koku sanırım Arda'nın azına layık.
Namazımızı da eda ettikten sonra rutin temizliğimize gelsi sıra.Arda'dan bana fırsat kalmıyor ki.Bir elinde arabası,bir elinde paspas,paspası bırakır makinanın hortumunu tutar.Arada arabasını sürer.On parmakta on marifet valla.

4 Eylül 2010 Cumartesi

Yazan Sihirli Kokosh Zaman: 00:40:00 0 çıtı pıtı yorum:)
Genel durumumu en iyi anlatan resim diye düşünüyorum.Biz kadınlar gerçekten eli öpülesi varlıklarız.Bunların hepsini yapabilme kabiliyeti büyük bir tebriği hakediyor sanırım.Oğlumun huysuz ,mızmız bir çocuk olması her ne kadar işimi zorlaştırsa da onsuz bir hayatı düşünemiyorum.

Ben anne olmasaydım eğer...



Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim.



Hamileliğim esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp kendi çapımda ilk defa bir alanda rekorumu kıramayacaktım.



O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim.



Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın sınırlarını zorlayan tarifler keşfedemeyecektim hiç.



Su almak için elimde kumanda ile buzdolabını açtığımda kumandayı buzdolabına koyacak kadar ya da evden çıkarken telsiz telefonu çantama atacak kadar kendimden geçmeyecektim.



Birinin canı yandığında ötekinin bu acıyı hissedebilmesinin sadece ikiz kardeşlerde olduğunu sanacaktım.



Sabahın köründe gözü kapalı mutfağa kadar gidip, süt ısıtıp yine gözü kapalı dönme yeteneğini kazanamayacaktım.



Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla girmeyecektim.



Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti.



Büyüdüğünde arkadaşlarınla birlikte partilerde Süper Anne olarak eğlenmeyi hayal edemeyecektim.



Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başka bir boyutuna giremeyecektik.



Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım.



Telaşsız sevişmenin hayalini kuramayacaktım.



Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım.



Annesinden zorla ayırdılar diye "Uçan Fil Dumbo!" çizgi filminde böğürerek ağlamayacaktım.



Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahları istediğim saatte kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi.



Çantamda sürekli bisküvi, ıslak mendil, bir adet oyuncak, düşer bir yerin kanar diye ayıcıklı yara bandı taşımayacaktım.



Acıyı geçiren öpücüğün gücüne inanmayacaktım.



38,5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı.



Yağmur sonrası çamurlu sularda zıplamanın keyfine varamayacak, sen bir lokma daha fazla yiyesin diye kalabalığın ortasında kafamda peçete dansı yapmayacaktım.



Sen olmasaydın eğer yaşamın karmaşıklığını unutup tekrar basit yaşamayı öğrenemeyecektim.



Sen olmasaydın eğer ben asla "anne" olmayacaktım.



Bir çocuk doğduğu anda, bir anne doğarmış... Bu lafın doğruluğuna inanmayacaktım!...
 
 
Çokoprens bugün beni baya bir üzdü.Kahvaltısını mızmız  mızmız da olsa yedirebildim.Öğle uykusunu da  güzelce uyudu.Dışarı da çıktık.Ama öğle yemeği,meyve,yoğurt,hiç birşey yemedi.Yediremedim.Sadece bir kere emmek istedi,uyumadı da.Lavaboya bile gidemiyorum o derece bunaltıyor beni.Ancak akşam babası geldi de iftarda bizle birlikte bir iki lokma bişeyler yedi.Muhallebisini yaptım. Yemedi;yatmadan önce eğer muhallebi yediremezsem kesilikle gece elli kere kalkıp emmek ister.Ee artık anne sütü yetersiz.Doymadığı için uykuya dalamaz.Bu gece uyku uymakta istemedi.Zor uyuttuk en sonunda babası uyuttu yani.Odaya bir girdim ikisi de uyumuş:)Öyle veya böyle birşekilde büyüyeceksin anneciğim inşallah ama şimdiden beni ayakta kuruttun; kendimi unutturdun.Bakalım hayırlısı.Kim bilir halim nice olur:)
Yakında böyle dolaşırmışım artık:))))
 
İyi geceler.Sevgiyle kalın:)
 
 
 

3 Eylül 2010 Cuma

TOK EVİN AÇ KEDİSİ:)

Yazan Sihirli Kokosh Zaman: 03:50:00 0 çıtı pıtı yorum:)
Miniş Arda annesinin yaptığı yemeklere burun kıvırır daima.Nerede onun için zaralı birşey var; gider onu bulur ve diretir.Anne sonunda pes eder ve zor elde ettiği tatlının elinden alınmasından korkan Arda aynen şu şekilde gömülür tatlıya:)

Benim şaşkınlık içinde "Aaaaa!Ne yaptın anneciğim"demem üzerine birde sırıtıyor bıdık:))

Ahh!Keşke özenle hazırladığım mamaları da böyle iştahla yesen anneciğim:(


Mutluluk pozumuz.Tabi ben isyanlarda.Anneannesinden yüz buluyor hep:(
Bir iki gün güzel yemek yiyor."Oh!" diyorum atlattık  zor günleri.Düzene girdi artık.Hooop! Yeni bir diş problemi.Yok havalar sıcak ,canı istemez ,bunalır yok o, yok bu ,bir türlü düzene girmedi şu yemek olayı.Acayip stres oluyorum.Anne sütü nereye kadar?Artık yeterli değil zaten ama o hala emmekte sadece emmekte ısrarcı.Mızmız mı mızmız. Yemek  seçiyor.Bir gün yediğini başka bir gün yaptığımda ağzına sürmüyor.Neyi yapacağımı şaşırmış durumdayım.İnanın bu mevzu bile psikolojimi bozmaya yetti.Çok kasıyorum kendimi, buda beni agrasif yapıyor.Aç kalıyor ,doymuyor ,sağlıklı beslenemiyor.Offff! Çıldırmam an meselesi.Hiç bu kadar zor bir çocuğum olacağını tahmin etmezdim.Ben sabrı öğrendim.Selamete ermeyi diliyorum.
iyi geceler.

2 Eylül 2010 Perşembe

FOTOĞRAF MAKİNASINA KAVUŞMA SEVİNCİ:)

Yazan Sihirli Kokosh Zaman: 01:30:00 0 çıtı pıtı yorum:)
Oğluşum; nihayet çok istediği halde eline vermediğim fotoğraf makinasına kavuştuuu:)Eline ne zaman elektreonik bir alet geçse hiç şansı yok malesef.Canına okumadan bırakmıyor.bir kaç gündür de telefonuma takmış durumda.Kapaklı ya ilgisini çekiyor.Profilde babasını resmi var birde.Açıp açıp "baba" "baba" deyip öpüyor.Kapat aç kapat aç onun da canına okuyacak.Bugün eline vermek istemedim.Alışmasın her istediğini elde edemesin diye.Allahım nasıl ağlıyor.Gözyaşlar sicim gibi.Gören derki;çocuğu fena dövmüş.O derece yani.İçim parçalandı.Kıyamıyorum ama "dur" demem lazım bu duruma.Önüne geçemeyeceğim yoksa.Neyse fotoğraf makinasını eline alınca bir mutluluk,bir şaklabanlıklar.Bizde telefonla çektik resmini.Net değil görüntülerin çözünürlülüğü ama yakalayabildiğimiz görüntüleri yayınlıyorum sizlere:)
Önce açma kapama düğmesini buldu.Açılışta kendi resmi var.Onu görünce bir mutluluk çığlığı attı.Elinde ya makina onun sevinci ayrı zaten.Suratta zaferi kazanmış bir gülümseme hep mevcuttu.

Benden gördüklerini uygulamaya başladı bile:)Görselzekası muhteşem en ufak detayı bile kapıyor hemen Maşallah Barekallah.Tabi fotoğrafta çekti.Çektikten snr hemen bakıp kahkaha attı:))Her anı peşpeşe çekemedik telefondan olduğu için:(Yoksa çok daha güzel anları vardı.

Çektiğine bakıyor burda da sıpam benimmm


Annemlerdeydik yine.Güzel bir iftar sonrası Ardanın tatlı yemesini de yayınlayacaktım ama fotoğraf makinamızı teyzoşu aldı.En kısa zamanda oğlumun yamyamlığını da yayınlayacağım.:)))))
Şimdilik bu kadar.İyi geceler:)

30 Ağustos 2010 Pazartesi

TİTİZ ARDİŞ:)

Yazan Sihirli Kokosh Zaman: 16:15:00 0 çıtı pıtı yorum:)
Sabah her zamanki saatimizde yani 10:15 te kalktık.Ardanın kahvaltısını hazırladım Maşallah bir güzel bitirdi.Bir de ne göreyim? Köpiş dişler patlamak üzere, ince bir zar kalmış, dişin beyzlığı görünüyor.Yavrum kaç gündür o yüzden yemedi demek ki:(Sevindirik oldum.Bir an önce bitsin şu dişler artık.Hiç bişeyde aceleci olmadım Arda konusunda.Aman çabuk yürüsün .Aman çabuk konuşsun; şöyle olsun; böyle olsun demedim; yakınmadım.Her anın tadını çıkarttık ama diş için aynı şeyi diyemeyeceğim.Sonra biraz oynaştık, yuvarlandık ,zıpladık, kikirdedik derken süpürgeyi açma vakti geldi.Bayılıyor süpürgeye.Başında bekliyor.Ben" açar mısın anneciğim?" diyorum düğmesini açıyor."Kapatabilirsin" diyorum kapatıyor akıl küpüm.Bir ara aldı eline o süpürmeye başladı  hemen bende aldım fotoğraf makinasını resmettim:)

İLK "UF"UMUZ:(

Yazan Sihirli Kokosh Zaman: 16:05:00 0 çıtı pıtı yorum:)
Oğluşum;dün babişkosuyla bahçede oynamaya çıktı.Ben de hazır babamız evde, temizlik yapayım dedim.Yaklaşık 2 saat sonra geldiklerinde Selim Arda "uf" "uf" diyerek yanıma geldi.Koştururken düş sen,bacağı çizikler içinde.Mızmız oğluma pansuman yaptım.Öptüm çoktan unuttu bile...
Ardayla babişi geldiğinde yerleri siliyordum.Arda benimle birlikte temizlik yapmaya bayılıyor.Bir ara pansumandan sonra odaya gittiğimde baktım ki Arda dan hiç ses çıkmıyor.Anladım bir haylazlık yaptığını:)Gittim ki viledanın başında.Tutmuş vileda sopasını suya sokup çıkartıyor:)Beni gördüğündeki şaklaban halini yayınlıyorum siize:)

Akşam iftardan snr dışarı  gesmeye çıktık.Kocişimin amca oğlu ve benim kankam olan eşi.Yanyana dairelerde oturuyoruz.4o gün arayla evlendik:)Beraber birşeyler yapmaktan oldukça keyif alıyoruz.Dün hep beraber iftarımızı yaptık.Dışarı çay içmeye çıktık.Tabiki Arda yol boyu arabada burnumuzdan getirdi.Gittiğimizde sahildeki gemiler,fenerini yakmış balıkçılar derken yaklaşık 15 dk. sakin durabildi:)Sonra herkes sırayla Ardayı sahil boyu gezdirdi.Tam masaya geri dönüyor başlıyor mızıklamaya.Keyif yaptırmadı.Tam kalkmaya hazırlanıyorduk Seldanın yani kankimin işyerinden arkadaşı ve onun erkek arkadaşıyla karşılaştık.Hadi biraz daha takılalım bari derken amaaaaan Arda çekilmez oldu artık.Neyse Serdal Abi aldı tekrar sahil boyu turladı.O sırada gelenlerin motoruna bindirmiş Ardayı bir de resmini çekmiş sanki poz vermiş kerata:)


28 Ağustos 2010 Cumartesi

HEYECANLI BAŞLAYIŞ:)

Yazan Sihirli Kokosh Zaman: 22:38:00 0 çıtı pıtı yorum:)
Merhaba arkadaşlar;
açıkçası çok heyecanlandım şu anda nedense? :)Yeni yeni şeyler keşfettiğim ve uygulamaya başladığım zamanlar hep böyle oluyorum galiba.Aslında kafamın içi inanılmaz dolu;nereden başlayacağımı bilemiyorum.Çokoprensim 17 aylık ve ben bu blog hevesine henüz kapıldım.Keşke daha önce aklıma gelseydi  de hamileliğimden bu yana paylaşımlarım olsaydı.Çok geç sayılmayız yine de.O kadar çok şey anlatmak istiyorum ki.
 Geçmiş de olsa sizlerle oğlumun ilk doğduğu günden bu zamana benim için önemli olan değişikliklerini  paylaşmak istiyorum.
Oğluşum doğalı henüz yarım saat oldu:)Allah'ım bu nasıl bir güzelliktir.Saçlara bak ya!Miğde bulantılarımın nedeni anlaşıldı:)Müthiş bir duygu.
1.ayımızı henüz tamamladık.Tıpkı bir japon gibi kısık gözleri;miniminnak burnu ;boyundan büyük çıkan sesi ve tabiki hayrete düşüren gaz çıkartmaları:))))Çıkartamamaları mı desem yoksa?Evet evet çıkartma çabalarındaki ağlamaları ve sonucundaki o feci ses:))Şaka gibi şimdi ama o zamanlar inanılmaz zorluk çekmiştim.Erkek bebek gazlı olur derlerdi  açıkçası bu kadarını beklemiyordum.Sabahlara kadar gaz nöbetleri çekti yavrum.Tabi bende.Lohusayım zaten halim yok perişan oldum.Neler neler kullandık.Dr.Dr. gezdik.Nafile.Zamanla düzene girdi ama ne çektiğimi bir ben biliyorum bir de Allah.

2.ayımız dolduuuuu:)Artık bulanıkta olsa bizi görebiliyor.Çenesine dokununca gülümsüyor.Bu muhteşem birşey:)Şuanda farkettim ki;kırk mevlüdünde hiç fotoğrafını çekmemişim oğluşumun:(
3.ayımız da geride kaldı ve oğlum minik bir sumocuk oldu bile:))))Senin o dudaklarını yerim annem ben :)Saçlar toplanacak kadar uzun burada görülmüyor ama sörf dalgası gibi.Enteresan bir saç şekli var .Dik dik birde.Sinirli olacağının sinyallerini o zamandan verdi.En sevdiğim resimlerden biridir.Buradaki pozuna  hayranım.
4.ayımızın dolmasına henüz 10 gün var fakat bu resmi es geçemeyeceğim.Çokoprensimin ilk parmak emmesi.Hala emiyor.Bekarken etrafımda görürdüm parmak emen bebekleri,bayılırdım.Çok içim gitmiş demek ki:) ama parmak emmek o kadar da güzel birşey değilmiş bunu anladım (başıma gelince).Allahtan sadece acıktığında;uykusu geldiğinde;susadığında emiyor.Devamlı ağzında değil ama yine de malesef dişlerde bozulma başladı:(
Büyük konuşmamak gerekiyor.Ben; "Yalancı meme mi?Kesinlikle HAYIIIR!! "derdim hep.Parmak emmeye başlayınca elini baktım ağzından geri alamıyorum ,yalancı memeye başvurdum.Sonuç:Oğlum yapay uçlu hiç birşeyi kabul etmedi.Biberon haricinde.
Şuanda hala parmak emiyor.Anne sütünü kestiğim zaman da hala emmeye devam ederse ki ben daha da parmağına bağlanacağını düşünüyorum.Bir pedegogtan destek almayı düşünüyorum.Tavsiyesi olanların görüşlerine de açığım bu arada:)

4.ayımız bitti ve ben oğlumu erkenden oturma pozisyonuna getirdim.Ben dik koyuyorum o aşaya doğru kayıyor:)))Kemikler henüz süt gibi.Dik durmakta zorlanıyor kereta:)



5.ayımızı da RAMAZAN BAYRAMIyla dolduruyoruz:)Oğlumun ilk bayramı ve ilk bayramlığı.O bir KÜÇÜK ADAM:)))
Minnak Ardacık:)))


İlk denemelerini yapıyor benim hırslı oğlum.Yüzükoyun yatarken gövdesini öne doğru kuvvetle itiyor ;az da olsa başarılı oluyor:)Tarihe bakıp yanılmanızı istemem resim çektiğim zamanlar istemeden ayarlarını bozabiliyorum: / Burada 6.ayın içerisinde minnak Ardacık:)
6.ayımızı doldurduğumuzda ilk dişimiz çoktan baş göstermişti bile.Diş buğdayında Arda Aı maya oldu.İkinci dişimiz çıkmak üzereyken yaptık diş buğdayımızı çnk Ardam sürekli rahatsızlandı .Diş ne kadar geç çıkarsa o kadar iyi derler ya?Çok doğru.Erken çıktığı zaman tam ek besinlere geçiş döneminde çocuk diş problemi yaşadığı için yemek yemek istemiyor, reddediyor.Hele birde emiyorsa hiç istemiyor çünkü süte güveniyor.Nitekim benim oğlum aynısını yaptı.Diş problemini erken yaşadığı için ek besinlere geçişimiz çok geç oldu.Neler yaptım ne tarifler denedim ; nafile.Malesef bu yüzden hala aynı problem devam ediyor.Yemek konusunda çok mızmız.Diş buğdayı günümüze geri dönelim.Dişini ilk ben gördüm ;doğal olarak beyaz iç çamaşırlarını da ben aldım:)


Diş buğdayında beyaz iç çamaşırı alınır ki dişleri beyaz çıksın diye.İlk ben aldım ben gördüğüm için.Bunlar da anneannemizin aldığı beyaz iç çamaşırları.Teşekkürler genç anneanne.:)

Parti için  herşey hazırdı.Parti afişimiz misafirleri karşılamak için yerini aldı bile fakat oğlum 2. dişinin ağrılarını çektiği için; en güzel gününde ateşlendi yavrucuğum.Hiç keyfi yoktu:(
Evimizi süsledik;diş buğdayı özel balonlarımız da hazır.Misafirlerimizin gelmesini bekliyoruzzz:)
Evet sırada ellerimle yaptıklarım.Maharetlerimi de sergilemeden geçemeyeceğim:)Hamileyken oğlum için yaptığım ve ilk olarak lohusa şerbeti ikramında kullandığım tepsimiz. Yine kendi ellerimle yaptığım diş buğdayı kurabiyeleri.İlk kez denememe rağmen oldukça başarılı olduğumu düşünüyorum:) ve minik bebiş ayak izlerinin bulunduğu peçetelerimiz.Herşeyi en ince ayrıntısına kadar düşündüm İnşallah misafirlerimizi de memnun edebilmişimdir.
Sırada lohusa  şerbeti için süslediğim bardaklarımız.Diş buğdayında da çay servisimiz için kullandım.
veeee diş buğdaylarımız:)Eeeee onları süslemeden ikram etmek olmazdı tabiki de.
Oğlumun  keyfi yok demiştim  burda onu neşelendirmeye çabalarken:(
Şanslı oğlum 3 fıstığın arasında kalınca haliyle şaşkınlık içinde:))
Babasını görünce neşelendi minnak Ardacık.Oğlum babasına aşık.
Sabahtan beri uğraştık güldürmek için meğer o babasını beklermiş.:)
Eğlenceli;bir o kadar da Arda için sıkıntılı  günün sonunda çekirdek ailemle verilmiş pozumuz.Ne kadar yorgun olduğum yüzümden anlaşılıyor olsa gerek.Birtanecik yavruma değer diye düşünüyorum.İnşallah hayırlı bir evlat olursun anneciğim.Seni Seviyorummmm.



7.ayımız da bitti şükür.Yemeği reddeden oğlum acıka yerken:)Babamız acıyı,ekşiyi hiç sevmez.Bense bayılırım.Oğlum bu konuda bana çekmiş.Acıya bana mısın demiyor.Götüryor valla:)))



Teyzesinin yatağında Sponge Bob'u gören Arda onu çok sever.Teyzesi de ona hediye edilen bu yastığı minnak Arda ya hediye eder.O artık Ardanındır:)))
Allahım Sponge Bob hastası.Onu görünce başlıyor ayyyyyyyy ayyyy:))))Kolundan tutar yere koyar  ve kendini onun üzerine atar.Tabi parmağını da ağzına:)))

Minnakım anneannesiyle birlikte bana çirkin yapıyor.İlk çirkin oluşu:))Dudaklarını mıncıklayasım geldi yine:)
8.ayımızın içerisindeyken.Yürütecine ne de çabuk alıştın sen öyle?Burada bana doğru daha doğrusu laptopa doğru geliyor.Yaramazlık peşinde yani.
Dedesinin fesi başında.Şimdilerde ise "Amin" diye seccadeyi yere serip secdeye gidiyor.Hadi hayırlısı.Rabbim ileride de görmeyi nasip etsin İnşallah.
Doğal diş kaşıyıcısı:)Eli ekmek tutuyor artık.Aç kalmaz ama kendi eliyle yediği sürece.Hep ben yiyeyim istiyor ki yiyebileceği şeyleri hep eline veriyorum ama her yemeği de eline veremiyor insan.Bunun çorbası var v.s. var.Ayrıca ik eli de dolu olmazsa başından ayrılmaz:))

İştahla meyve yeme çabaları:)
Oğluşum;pıtırcığım ilk kez tutunarak  duruyor.Ben bu anı hemen resmetmek için makinayı elime alınca onun yüzünde bir korku ifadesi beliriverdi:)Bacakları nasıl da titriyordu.Canım yavrummmm
9.ayımız bitti .Anneannemizin elektrikli süpürgesini junior coopera çevirmiş bulunuyoruz.Arda için herşey oyuncak olabiliyor bu evde:))
Oğlumun yine teyzesine ait olan köpişi.Onun adı Puppy.Anneannesindeyken Puppy evde Sponge Bob:)
10.ayımız bitmiş bulunuyor.10.ayda dişleri dörtledik ama neler çektik neler.Anne olmak gerçekten zor.Bir o kadar da keyifli.Onu güldürmek için hiç girmediğim şekillere giriyorum.Onunla yeniden çocuk oldum ben:)
Dünyada bir çocuktan daha masum ne olabilir ki?
11.ayımız da bitti.Oğlum yaklaşık 3 aydır emekliyor.Hala yürümedi diye hiç endişelenmedim.Her anın tadını çıkartıyoruz biz.En güzeli de bu zaten.
Farkettim ki ayımız doğduğunda hepte anneannemize gelmişiz:)


Tok evin aç kedisi.Elimde en güzel yemeklerle dolaşırım,yedirmek için binbir türlü şekle girerim.Onun yaptığına bakın hele:)
Eveeeeet 12.ayımız da bittiğine göre parti zamanı!!!
Şık ve bol çeşitli bir menü hazırlamaya çalıştım ki menünü hepsi de görünmüyor zaten.Çocukları unutmadım onlara ağırlık verdim.Kenardan süsleri görünen renki şeyler birer kelebek ve kelebeğin gövdesini de topitoplar oluşturuyor.Kendim yaptım onları da.Doğum gününde fazla resim çekemedim malesef.Benim kısmetsizliğim midir nedir?Ne zaman bir davet versem oğlum huysuzlanıyor bir gece önceden.Bende başka kimseye de gitmiyor.Azı dişleri çıkıyordu çünkü.


Menümü yetriştirmek için bütün gece gözümü kıpmadım.Pastayı da kendim yaptım.Düşünün ne kadar yorulduğumu.
Yine tarihi ayarlamayı unutmuşum:(Pastam profesyonelce olmadı belki ama lezzeti muhteşemdi.Ben şeker hamurunu herkes tercih etmez diye ince açtım ki baymasın kimseyi.Tabi buzdolabında kalınlık önemliymiş bu ayrıntıyı unuttum.Hafif hafif erimeler vardı ama emek verdim ,ben yaptım oğlum için.Bundan daha güzeli yok diye düşünüyorum.Bu konuda kendimi geliştiriyorum.2.yaş gününde daha güsel olacak İnşallah

Kızların arasına karışınca biraz keyifler yerine geldi:)



Mızmız Arda yı güldürebilme çabaları.


Ohhh!sonunda rahat bir uykuya dalabildi mızmız oğlum.



Yaramazlık yaparken yakalandı.Artık tutunurak ilerliyor ya yasak masak dinlemiyor beyefendi:)Dvd den ne istiyor anlamadım.Galiba beni paylaşamıyor.Ne zaman tv açık olsa gidiyor veee görüntü iptal.Aç kapa aç kapa bozdu valla uydu alıcısını.Sadece onunla ilgilenmemi istiyor.Bende artık öyle yapıyorum.Malesef kendimi unutmuş durumdayım:(
Yaramazlık yaptığını yakaladığımı fakedince kendini öne doğru attı ve yürüme çabaları.3-5 adım sonra pat totosunun üstüne düşmeler:)

13.ayımız da doldu ve oğlum artık yürümeye başladı denebilir .Burada istediğini elde edemeyen Arda duygu sömürüsüne başvuruyor:)))

Oğlumun enteresan oyuncak zevki var:)Anneannesindeki gırgırı çok seven Bıdık Arda ya hemen yenisi tahsis edilmiştir:)O gırgırıyla çok mutlu.:)))
Fotoğraf makinasını vermediğim için bu hale geldi.İstediği herşey elinde olmalı inadım inat.Bende inatmışım ki hala öyleyimdir:)Kötü bir huy keşke bu konuda bana çekmeseydi:(
Çokoprensin büyük teyzoşu hayalinikurduğu güzellik salonunu nihayet açtı ve bir anne olarak tavsiyelerim doğrultusunda oyun parkını da es geçmedi sağolsun.Siftahı da çokoprens yapıyor.Müzisyen miolacak acaba?:)


Bu devirde çocuk olmak varmış.Çok şanslılar gerçekten.
Tabi önce tadına bakıyor snr oynamaya başlıyor:)
Oğlumun İlk yürüme  arabası.İlk başta  pek ilgilenmedi ama şimdilerde en sevdiği oyuncağı.Onu gezdiriyor, üzerine elindeki mamasını koyup mamasını gezdiriyor,daha  neler neler:)
Belirtmeden geçmeyeyim.Yürümeye gerçekten teşfik eden bir oyuncak.Henüz bebeğiniz yürümediyse almanızı tavsiye derim.

14.ayımız  doldu ve biz yine tevafuk eseri annemlerdeyiz.Bu tamamen tevafuk gerçekten.Oğlum ilk kez çatal tutuyor.Artık kendisi yemek istiyor.Bende engellemiyorum ki bu işime gelir:)Tutmakta ustalaşmış gibi birde bizi besliyor.
Çabalıyor o kadar  hırslı ki pes etmiyor ve sonuçta başarılı oluyor.İnşallah hep böyle olur.
Ham yap anneciğim:)Hammmm!Onun elinden yemesi pekte güzelmiş..
Oğluşumun Büdüsü.Amcasının hediyesi.Oğlum amcasını  çok seviyor.Adı Erkan.Sürekli Ekka Ekka diye onu çağırıyor.Burda Büdünün burnunu  sıkıp mikk mikkk diye ses  çıkartıyor:)))
Sevdiği oyuncaklara karşı  sevgisini , onların üzerine  yatarak gösteriyor.Burda da "seviyor musun Büdüyü aşkım?"dedim ve "eveeeeet!"der gibi kendini attı üstüne:)))
Eveeet gelelim önemli olaylardan birine dahaa..Bu sabah kalktığımız da  oğlum ağlamaya başladı ve gardrobundaki battaniyesini gösterdi.Kışlık olduğu için kaldırmıştım.Çıkarttım verdim. Ona sarıldı ve parmağını ağzına aldı nenni nenni demeye başladı.Şaşırdık eşimle.İki sallamadan uyudu yine.Sonra öğlende yani bu karede göründüğü üzere tekrar yaptı aynı şeyi.Uykusu geldi diye sallamak için aldım yastığıa  yatırdım ağlamaya başladı.Uykusu gelince normalde ağlamazdı.Bıraktım oyalansın diye.Gitti yatağın üstünden battaniyesini aldı ve ona sarılıp yattı.Anladım ki oğlum battaniyesini kendine oyun arkadaşı edinmiş.Parmak emen çocuklarda sürekli rastladığım bişey bu.Bir sürü sarılabileceği oyuncağı var ama o bunu  tercih etti.Hayır birde polar battaniye havalar malum.Ona öyle bir sarılıyor ki ter su içinde kaldığı halde alamıyorum.Uykuya dalıyor çekip alıyorum gece sırf onun için ağlıyor.Adını da diyemiyor besi besi deyip duruyor:))))Göründüğü üzere farklı bir oğlum var.
 
Uyudu bile.....

15.ayımız bitti biz gesmelere  gittik.Burda da göründüğü gibi besi besiyi(battaniyesini) :) yanımızdan ayırmıyoruz
Benim haylaz oğlum abur cubur hastası,  özellikle  de çikolata.Ben verme taraftarı değilim ki almıyorum zaten.Dedesi,teyzesi,babaannesi ısrarla "hayır""larıma rağmen alıyorlardı.Artık kesinlikle vermiyorum alsalar bile , sağolsun onlarda vermiyor artık.Çünkü alerjik bünyeye sahip.İlaç tedavisi gördü o derece.Zaten dişlerde ,altta özellikle siyah siyah tortu gibi lekeler var henüz başlamadık diş fırçasına  en kısa zamanda  onu da alıcam  ve bir diş doktoruna götüreceğim.
Çokoprensim sadece ve sadece minik, masum çikolatalı bir bisküviyle bu hale getirdi kendini.Mama sandalyesi battı ,matarası battı.Allahım çıldırmamak elde değil resmen:/

Bu yaz  için çok güzel planlarımız vardı.Ardanın alerjik olduğunu söylemiştim.Nitekim bu gitmemizi  engelledi.Ben ve oğlum hastalandık ,yaz gribi diyelim.Gidemedik hiçbiryere ama babamızın izni bitmek üzereydi.Birkaç günü kalmıştı ki  iyileştik:( Ramazan öncesi haftamızda,tam da babişkomuzun doğum gününde denize gitmek nasip oldu sonunda:)
Çok mutlu oldu.Denizden çıkartamadık.Kısmetimize daha doğrusu kısmetsizliğimize hava kapalıydı ama yine de keyifli bir gün geçirdik.En çokta Arda mutlub oldu ki zaten herşey onun içindi:))
Zor zabdettik:)Bizi atlatıp sürekli denize doğru tazı gibi koştu.Bizde peşinden.Başka çocuklar hatta bundan büyükleri bile girmemek için ağladılar bu sudan çıkmadı:))))Balık gibiydi gidene kadar:)))
Ne kadar neşeli olduğunu  anlatmama bile gerek yok aslında.Bu resimde belli oluyor herşey:))


Denize gittiğimiz gün bile  besi besi yanımızda.Sanki  kış günü gibi sarılmış  ,parmak ağızda:))
Annesinin güneş gözlüğünü eline geçirdimi tamam  kurtuluşu yok artık.Bir tanesini parçaladı zaten çokta beğenerek almıştım halbuki:(Bunu da taktım gözüne bir  de poz veriyor sıpa:)))

Kendimize hiç vakit ayıramıyoruz yeri geliyor.Anneme bıraktık bugünlükArayı ve kocişimle ilk evlendiğimiz yıllarda gittiğimiz Çamlıca daki "O Ağacın Altı"na gittik iftar sonrası.Kahvelerimizi tam yudumluyorduk ki annem aradı.Arda anne  anne diye ağlamaya başlamış.Uykusu gelince mutlaka emmek ister.Mecburen  hemen kalktık.Başka birgüne erteleyerek:(

16.ayımız doldu bu gece.Annemlerde kaldık,yine annemlerde doldurduk ayımızı:)))Geldiğimizde huysuzluk yaptı babişkosuda müzik dinletti.Onun çok sevdiği bir parçası var.Bilgisayarı gürünce başlıyor.Pup şa la la la lala la!!!:)
Çekirdek ailemle Kartal sahiline gittik.İftarımızı dışarıda yapmak hem de Ardayı gezdirmek istedik.Arda sahilde kedi yavrularını görünce çok mutlu oldu.Kedilere bayılıyor.

Ardaya muhallebisini yedirmeye çalışıyorum.

Ama oğluşum ayağını yemeyi tercih ediyor:))
Güneşin batışını seyretmeden yemek yemeye gitmek istemedik.Ezan okunmak üzereydi ama bua anı da herzaman yakalayamıyor insan.

Muhteşem bir gürüntü
Çokoprens benim tabağıma dikti gözünü.Maşallah güzelce yedi.Bu da beni mutlu etti.

Uyudu bizde  kocişimle bu güzel günün tadını çıkarttalım dedik.

Kısa  sürdü malesef:(Arda yaygaralı bir  şekilde  uyandı:(

Babişkosu  da onu eğlendirmek için ayaklandı.

Artık eve dönüyoruz.Farklı bir sokak çalışmasına denk geldik.Bu  büyük çalışmanın yanında minnak Arda miniminnak kaldı:))

Yine aktif  birgün daha gesmelere götürdük çokoprensi.Bir mutlu oluyor ki onun gülüşü yetiyor bize zaten.






Bulduk yine Sponge Bob'u:))

Kedilerin hastası olan oğluşum oyuncağını görünce biraz ürktü:(

Dün gece Kartal sahiline ailecek çay içmeye gittik.Babam yine çalıştığı için bize eşlik
 edemedi:(Annesine kendi elleriye kağıt helva yediriyor.Arda Bey dayısının kucağından inmedi.Dayısını adıyla çağırıyor:)Tabi Alican diyemese de Ağiicaaa Ağicaaa diye bağırıyor.Şuanda ben bunları yazarken başıma dikildi dayısının resmini görünce başladı yine Ağicaaa:))))

Belediyenin çimleri sulamak için açtıkları otomotik fiskiye tüm gece Arda'nın elinden kurtulamadı:)

Büyük teyzoşu Zühreyle tatterevalliye biniyor:)


 Resimde küçük görünen bu kocamaaan kaydıraktan annem dahil hepimiz kaydık:)Hiç kimseye bişey olmadı ben  dirseğimle ayak bileğimi sürtünme sonucu yaktım:((

Arabaya doğru giderken küçük kızkareşim Nurgül tarafından habersiz çekilen mutluluk fotomuz:)))

Bugün öğlen annemlerin bahçesinde toprakta yalınayak gezindi.Negatif enerjisini fazla
enerjisini atsın diye ama nafile.Nerdeeeee?Arda o kadar huysuz ki bu mümkün değil neredeyse:))
Anneannesinin oğlum için aldığı Galatasaraylı hamağı.Arda yatıyor mu;uyuyor mu peki?
Hayır.
Onun yerine büyük bir keyifle fanatik Galatasaraylı kocişim yatıyor:)

Şimdilik paylaşımlarım bunlar.Ben bu gece evime dönüyorum.Modemim arızalı olduğu için tamir edilene kadar ki edilmezse yenisini alana kadar netten uzak olacağım.Ardanın hallerini hergün resmedip toplu paylaşırım sizlerle tekrardan.Şimdilik hoşçakalınnn

 

"ÇOKOPRENSiMiN HALLERi" Copyright © 2010 Designed by Ipietoon Blogger Template Sponsored by Emocutez